Biyokimyada gözlemlediklerim

Cevapla
Kullanıcı avatarı
Dsldsld
VIP
VIP
Mesajlar: 170
Kayıt: Pzt Tem 30, 2018 2:46 pm
Reputation: 713

Biyokimyada gözlemlediklerim

Mesaj gönderen Dsldsld » Cmt Oca 15, 2022 6:25 pm

Merhaba arkadaşlar, %100 olmamakla beraber %90 oranda tekrar TUS'a hazırlanmayı düşünmekte olan biri olarak size biyokimyada gördüklerimi mümkün olduğunca anonimleştirerek anlatmaya çalışacağım. Temel bilimlerle ilgili doğru düzgün bilgi bulmak zor maalesef inşallah biraz size de yardımcı olur.
Yaklaşık 1 yıldır üniversitede biyokimya asistanıyım (illa seçmek istiyorsanız eğitim araştırmaları öneririm, en azından işin içinde pişersiniz çoğu üniversitede olduğu gibi dış kapının dış mandalına dönmezsiniz.). Açıkçası hasta görmeden mobbingsiz çalışmaktı temel hedefim o yüzden tercih ettim. İnsan zamanla ben tıp mezunu muyum onu bile unutuyor, hiç unutmam dediğim bilgilerim bile yavaştan gitmeye başladım artık ama bunları hiç takmamıştım seçerken. En başta her türlü ortamda internetten olsun yüz yüze olsun biyokimyayı bi överdim bi överdim çok güzeldi her şey (bütün övdüğüm her şeyi kaldırttım bu arada). Bu yaklaşık 3-4 ay kadar sürdü. Sonra artık ben burda napıyorum ya diye sorgulamaya başlıyor insan. Belki de tüm temel bilimlerde olan bir şey bu. O yüzden biraz geçmesini bekledim açıkçası. Geliyorum o gün ne yapacağım belirsiz, rutin bir işim yok, onaylar da bizde değil. Yine de hadi bana dokunmayan yılan bin yaşasın diye en azından bi zararı yok diye nötr vaziyette düşünmeye devam ediyordum. Ben bugün bölüme geldim ama gelsem de gelmesem de bi şey değişmeyecekti diye düşünüyordum ki halen de öyle aslında. Zamanla hangi kan hangi tüpe alınır onu bile unutur karıştırır hale geldim hatta (iki üç tane temel rutin şey hariç tabi). Baktım ki ben bu bölümdeyken köreliyorum. Bi yandan da hocalar filan sizden akademik çalışma bekliyor ama akademik çalışmaya ilk adımlarda en azından kendilerinin yol gösterici olmalarını beklerdim açıkçası. Ben fakültede oturdum ders çalıştım ne makale yazdım ne vaka yayımladım. Başka bölümlerin yüksek lisans yapmasındaki amaç da o zaten yayın nasıl yapılır filan o süreci öğrenmek aslında. Zaten çoğu hocamızın hiçbir şeye vakti yok. En iyi hocalarımız sürekli bi ihaleydi bilmem neydi peşinde koşturmaktan bize vakit ayıramaz haldeler. Bazen bi görev veriyorlar mesela o da hadi şunu yapın da oyalanın der gibi. Yaparken mantığını anlamıyoruz yaptıktan sonra o yaptığımız şey ne işe yaradı onu bilmiyoruz, her şey havada. Çünkü hocaya geri danışıcaz hocayı yakalayamıyoruz. Uzman olduğumuzda mesela sabahları kalite kontrolleri yapıp cihazlarda bir arıza çıktığında ilk başvurulan kişi olacağız ancak teknisyenler benden çok daha fazlasıyla biliyorlar cihazları ve bizim üniversitedeki saçma zorunlu dersler ve onların sınavları yüzünden doğru düzgün rotasyonlarımıza gidemiyoruz. Bu kısım biraz benim bulunduğum yerden kaynaklı, bu şekil zorunlu dersler çoğu yerde yok. Kalite kontrollerde bir sorun görüyorum mesela teknisyene diyorum he biliyorum diyip geçiyor. Adam 20 yıldır orda o cihazı çalışan adam, ben daha dün gelmişim dediğim şeyin gözünde kıymeti yok ki zaten. Sınavlardan derslerden vakit buldukça cihazları öğrenmek istiyoruz gidiyoruz orda da teknisyenin insafına kalmışız biraz, iyi anlatırsa anlatıyor. Makale ve vaka sunumlarımız var bi de her yerde olduğu gibi. Makaleyi seçiyoruz mesela, tıp dışıların ilgisini çekmez daha temel seçin diye diye hiç anlamadığımız tamamen kimya ağırlıklı şeyleri anlatmaya debelendiğimiz oluyor. Zaten bu bölümdeyseniz ya da bir temel bilimdeyseniz biyoistatistik bilginizin ve akademik çalışma yetkinliğinizin iyi olması şart gibi bi şey aslında.
İlerde zorunluya atandığımda ne yapacağım diye düşünmeye başladım. Bu arada biyokimyanın klasik DHY yerlerini de söyleyeyim hiç aratıp bakmanıza gerek yok: Bitlis, Şırnak, Hakkari. Arada bi de Ağrı, Erzincan filan. He nadiren batıdan ya da iç anadoludan bi yer görürsünüz 1 tane numunelik, ona da sevinmeyin çok muhtemelen eş durumuyla kapılıyor o. Geçen Sinop vardı, herkes orayı yazmıştı mesela bi umut.
Diğer bi sıkıntı da tıp dışı asistanlar. Yani çok iyi geçinebilirsiniz iyi arkadaş olabilirsiniz, kendilerini küçümsemek için söylemiyorum ama genel olarak çoğu bizi işlerine geldiği gibi görüyorlar. İşlerine geldi mi biz onlar gibiyiz ya da yine işlerine geldi mi onlar bizler gibi. Biz tıp fakültesinde çözelti hazırlamayı, spektrofotometrik okuma yapmayı, ELISA plate okutmayı, molarite hesaplamayı vs sürekli yapıyor değiliz hatta dönem 1-2'de deneylerde görmüşüz o kadar geçmiş gitmiş sonrası perküsyon palpasyon filan. Tamamen lisede kalmış aslında çoğu şey. Bu tıp dışı mezun olan grup lisansta hep bu işleri yaptıklarından bizim bu konulardan uzaklığımızı, çünkü zaten doktor olduğumuzu fark etmiyorlar. Biyokimya gibi bir temel bölüm okumak tıp üzerine kimya okumak gibi tamamen ayrı bir şey. Böyle ortamlarda bilgileriyle sizi ezebiliyorlar. Hocalarınız tıp kökenli olsa bile sizi savunamayıp ezdirebilirler ona da güvenmeyin, yeri geliyor tıp dışı hocalarınızın sizi daha iyi koruduğu oluyor.
Öğrenci labları demişken onlar da biraz sıkıcıdır mesela öğleden sonra başlayıp akşam 5'e kadar sürer de sürer bazı deneyler. Bi de açıkçası bakıyorum o öğrenciler bazı deneyleri bilse ne bilmese ne cidden, o halde deney sonu hazırladıkları kağıtlardan puan kırıp bi de daha bunu bilmiyorlar filan diye dalga geçiliyorlar tıp dışılar arasında. Bi de bunların ön hazırlık deneyleri vardır kimyasallar çalışıyor mu her şey yolunda mı filan diye bakılan bi aşama bu da. Hem hazırlığına hem deney aşamasına birer gününüz gider.
Sona doğru bir de tez kısmı aklıma geldi. Yine en bunaltıcı kısımlardan biri. Başladığınız yerde peki ben buraya gelirsem tez danışmanım hangi hoca olur tahminen, nasıldır gibi şeyler sorabilirsiniz bence çünkü bayağı kritik bi konu. Hayvan deneyi yapsanız şimdi hem sertifikanız olması lazım hem de sertfika almak yetmez deneyimli ve size yardımcı olabilecek biri lazım. Deney sonuçlarını inceleyecek histolojiden biri lazım. Histolojiden bir asistan inceliyorsa onu ve hocasını teze eklemeniz lazım. Dolar yükseldi diye proje destekleri çoğu şeye ya ucu ucuna yetiyor ya yetmiyor. Kit alıyorsunuz, iki üç tane antikor almaya bütün bütçe sıfırlanıyor. Klinikle korele bi çalışma yapayım deseniz hem klinikte yardımcı olan asistanı hem de hocasını sırf size hastadan örnek topladı diye yine eklemeniz gerekiyor ki o toplanılan örnek de işte artık ne kadar özenli toplanabilirse ve klinikle ne kadar koopere olunabilirse. Bazen de bakarsınız ne güzel cihazlar vardır bölümünüzde ama dokunmanız yasaktır çünkü bilmem kim hocanın cihazıdır. Zamanında hoca bi projeye verilen destekle almıştır o cihazları bölüme ama kendi aldırdı diye kullandırtmaz. Ne güzel bi laboratuvar vardır ama giremezsiniz çünkü yine bilmem kim hocanın laboratuvarıdır. İçerdeki her şey toz tutsun önemli değil siz girmeyin dokunmayın bozarsınız. Bizim zaten işimiz cihazlarla, ben o cihazları da öğrenmeliyim ki gelişeyim. Cihazı da öğrenmeyeceksem kitap okumayı evde de yaparım. Bazen aile hekimliğindeki ya da halk sağlığındaki anket tarzı tezlere özeniyorum, klinik bölümlerde yapılan daha somut hastalıklara yönelik tezlere de özeniyorum açıkçası ama bunlar benlik kişisel şeyler tabi kimisine tam tersi de gelebilir. Neyse işte.
Başta mobbingsiz çalışmaktı amacım dedim ama ben bu bölümde ağlatılan asistan da gördüm hoca da gördüm. Yani o denli profesyonel mobbingler ki keşke cerrahi bölümde olsam da hoca bari küfür etseydi aşağılasaydı en azından bana şunu yaptı diye söyleyebilirdim diyor insan. Tabiki temel bilim sonuçta, iş yükü de mobbingi de başka tıp bölümlerinden çok daha düşüktür illaki ama böyle bi durum da var malesef.

Genel olarak ilk bakışta bunlar geldi aklıma, sizin aklınıza takılan, bölümle ilgili merak ettiğiniz her şeyi sorabilirsiniz yine. İyi çalışmalar herkese :blush:



Kullanıcı avatarı
Bob marley faruk
VIP Plus
VIP Plus
Mesajlar: 202
Kayıt: Cmt Ara 08, 2018 11:07 pm
Reputation: 394

Mesaj gönderen Bob marley faruk » Cmt Oca 15, 2022 8:13 pm

Baştan sona okudum, ne diyiim içim sıkıldı biraz 😞 çok teşekkürler deneyiminizi paylaştığınız için, gerçekten temel bilimler kapalı kutu pek bilgi bulunmuyor bölümler hakkında.
Şimdiki sürecinizde herşey gönlünüzce olur umarım ☺️
Birkaç mega hesabımın kotası ile ilgili sorun olmuş, hangi paylaşımlarım olduğunu bilmiyorum, ulaşmak isteyip ulaşamadığınız paylaşımlarım için özel mesaj atarsanız tekrar uploud ederim

bluecat
Kayıtlı Üye
Kayıtlı Üye
Mesajlar: 16
Kayıt: Prş Eki 05, 2017 7:39 pm
Reputation: 9

Mesaj gönderen bluecat » Cmt Oca 15, 2022 8:40 pm

Dsldsld yazdı:
Cmt Oca 15, 2022 6:25 pm
Merhaba arkadaşlar, %100 olmamakla beraber %90 oranda tekrar TUS'a hazırlanmayı düşünmekte olan biri olarak size biyokimyada gördüklerimi mümkün olduğunca anonimleştirerek anlatmaya çalışacağım. Temel bilimlerle ilgili doğru düzgün bilgi bulmak zor maalesef inşallah biraz size de yardımcı olur.
Yaklaşık 1 yıldır üniversitede biyokimya asistanıyım (illa seçmek istiyorsanız eğitim araştırmaları öneririm, en azından işin içinde pişersiniz çoğu üniversitede olduğu gibi dış kapının dış mandalına dönmezsiniz.). Açıkçası hasta görmeden mobbingsiz çalışmaktı temel hedefim o yüzden tercih ettim. İnsan zamanla ben tıp mezunu muyum onu bile unutuyor, hiç unutmam dediğim bilgilerim bile yavaştan gitmeye başladım artık ama bunları hiç takmamıştım seçerken. En başta her türlü ortamda internetten olsun yüz yüze olsun biyokimyayı bi överdim bi överdim çok güzeldi her şey (bütün övdüğüm her şeyi kaldırttım bu arada). Bu yaklaşık 3-4 ay kadar sürdü. Sonra artık ben burda napıyorum ya diye sorgulamaya başlıyor insan. Belki de tüm temel bilimlerde olan bir şey bu. O yüzden biraz geçmesini bekledim açıkçası. Geliyorum o gün ne yapacağım belirsiz, rutin bir işim yok, onaylar da bizde değil. Yine de hadi bana dokunmayan yılan bin yaşasın diye en azından bi zararı yok diye nötr vaziyette düşünmeye devam ediyordum. Ben bugün bölüme geldim ama gelsem de gelmesem de bi şey değişmeyecekti diye düşünüyordum ki halen de öyle aslında. Zamanla hangi kan hangi tüpe alınır onu bile unutur karıştırır hale geldim hatta (iki üç tane temel rutin şey hariç tabi). Baktım ki ben bu bölümdeyken köreliyorum. Bi yandan da hocalar filan sizden akademik çalışma bekliyor ama akademik çalışmaya ilk adımlarda en azından kendilerinin yol gösterici olmalarını beklerdim açıkçası. Ben fakültede oturdum ders çalıştım ne makale yazdım ne vaka yayımladım. Başka bölümlerin yüksek lisans yapmasındaki amaç da o zaten yayın nasıl yapılır filan o süreci öğrenmek aslında. Zaten çoğu hocamızın hiçbir şeye vakti yok. En iyi hocalarımız sürekli bi ihaleydi bilmem neydi peşinde koşturmaktan bize vakit ayıramaz haldeler. Bazen bi görev veriyorlar mesela o da hadi şunu yapın da oyalanın der gibi. Yaparken mantığını anlamıyoruz yaptıktan sonra o yaptığımız şey ne işe yaradı onu bilmiyoruz, her şey havada. Çünkü hocaya geri danışıcaz hocayı yakalayamıyoruz. Uzman olduğumuzda mesela sabahları kalite kontrolleri yapıp cihazlarda bir arıza çıktığında ilk başvurulan kişi olacağız ancak teknisyenler benden çok daha fazlasıyla biliyorlar cihazları ve bizim üniversitedeki saçma zorunlu dersler ve onların sınavları yüzünden doğru düzgün rotasyonlarımıza gidemiyoruz. Bu kısım biraz benim bulunduğum yerden kaynaklı, bu şekil zorunlu dersler çoğu yerde yok. Kalite kontrollerde bir sorun görüyorum mesela teknisyene diyorum he biliyorum diyip geçiyor. Adam 20 yıldır orda o cihazı çalışan adam, ben daha dün gelmişim dediğim şeyin gözünde kıymeti yok ki zaten. Sınavlardan derslerden vakit buldukça cihazları öğrenmek istiyoruz gidiyoruz orda da teknisyenin insafına kalmışız biraz, iyi anlatırsa anlatıyor. Makale ve vaka sunumlarımız var bi de her yerde olduğu gibi. Makaleyi seçiyoruz mesela, tıp dışıların ilgisini çekmez daha temel seçin diye diye hiç anlamadığımız tamamen kimya ağırlıklı şeyleri anlatmaya debelendiğimiz oluyor. Zaten bu bölümdeyseniz ya da bir temel bilimdeyseniz biyoistatistik bilginizin ve akademik çalışma yetkinliğinizin iyi olması şart gibi bi şey aslında.
İlerde zorunluya atandığımda ne yapacağım diye düşünmeye başladım. Bu arada biyokimyanın klasik DHY yerlerini de söyleyeyim hiç aratıp bakmanıza gerek yok: Bitlis, Şırnak, Hakkari. Arada bi de Ağrı, Erzincan filan. He nadiren batıdan ya da iç anadoludan bi yer görürsünüz 1 tane numunelik, ona da sevinmeyin çok muhtemelen eş durumuyla kapılıyor o. Geçen Sinop vardı, herkes orayı yazmıştı mesela bi umut.
Diğer bi sıkıntı da tıp dışı asistanlar. Yani çok iyi geçinebilirsiniz iyi arkadaş olabilirsiniz, kendilerini küçümsemek için söylemiyorum ama genel olarak çoğu bizi işlerine geldiği gibi görüyorlar. İşlerine geldi mi biz onlar gibiyiz ya da yine işlerine geldi mi onlar bizler gibi. Biz tıp fakültesinde çözelti hazırlamayı, spektrofotometrik okuma yapmayı, ELISA plate okutmayı, molarite hesaplamayı vs sürekli yapıyor değiliz hatta dönem 1-2'de deneylerde görmüşüz o kadar geçmiş gitmiş sonrası perküsyon palpasyon filan. Tamamen lisede kalmış aslında çoğu şey. Bu tıp dışı mezun olan grup lisansta hep bu işleri yaptıklarından bizim bu konulardan uzaklığımızı, çünkü zaten doktor olduğumuzu fark etmiyorlar. Biyokimya gibi bir temel bölüm okumak tıp üzerine kimya okumak gibi tamamen ayrı bir şey. Böyle ortamlarda bilgileriyle sizi ezebiliyorlar. Hocalarınız tıp kökenli olsa bile sizi savunamayıp ezdirebilirler ona da güvenmeyin, yeri geliyor tıp dışı hocalarınızın sizi daha iyi koruduğu oluyor.
Öğrenci labları demişken onlar da biraz sıkıcıdır mesela öğleden sonra başlayıp akşam 5'e kadar sürer de sürer bazı deneyler. Bi de açıkçası bakıyorum o öğrenciler bazı deneyleri bilse ne bilmese ne cidden, o halde deney sonu hazırladıkları kağıtlardan puan kırıp bi de daha bunu bilmiyorlar filan diye dalga geçiliyorlar tıp dışılar arasında. Bi de bunların ön hazırlık deneyleri vardır kimyasallar çalışıyor mu her şey yolunda mı filan diye bakılan bi aşama bu da. Hem hazırlığına hem deney aşamasına birer gününüz gider.
Sona doğru bir de tez kısmı aklıma geldi. Yine en bunaltıcı kısımlardan biri. Başladığınız yerde peki ben buraya gelirsem tez danışmanım hangi hoca olur tahminen, nasıldır gibi şeyler sorabilirsiniz bence çünkü bayağı kritik bi konu. Hayvan deneyi yapsanız şimdi hem sertifikanız olması lazım hem de sertfika almak yetmez deneyimli ve size yardımcı olabilecek biri lazım. Deney sonuçlarını inceleyecek histolojiden biri lazım. Histolojiden bir asistan inceliyorsa onu ve hocasını teze eklemeniz lazım. Dolar yükseldi diye proje destekleri çoğu şeye ya ucu ucuna yetiyor ya yetmiyor. Kit alıyorsunuz, iki üç tane antikor almaya bütün bütçe sıfırlanıyor. Klinikle korele bi çalışma yapayım deseniz hem klinikte yardımcı olan asistanı hem de hocasını sırf size hastadan örnek topladı diye yine eklemeniz gerekiyor ki o toplanılan örnek de işte artık ne kadar özenli toplanabilirse ve klinikle ne kadar koopere olunabilirse. Bazen de bakarsınız ne güzel cihazlar vardır bölümünüzde ama dokunmanız yasaktır çünkü bilmem kim hocanın cihazıdır. Zamanında hoca bi projeye verilen destekle almıştır o cihazları bölüme ama kendi aldırdı diye kullandırtmaz. Ne güzel bi laboratuvar vardır ama giremezsiniz çünkü yine bilmem kim hocanın laboratuvarıdır. İçerdeki her şey toz tutsun önemli değil siz girmeyin dokunmayın bozarsınız. Bizim zaten işimiz cihazlarla, ben o cihazları da öğrenmeliyim ki gelişeyim. Cihazı da öğrenmeyeceksem kitap okumayı evde de yaparım. Bazen aile hekimliğindeki ya da halk sağlığındaki anket tarzı tezlere özeniyorum, klinik bölümlerde yapılan daha somut hastalıklara yönelik tezlere de özeniyorum açıkçası ama bunlar benlik kişisel şeyler tabi kimisine tam tersi de gelebilir. Neyse işte.
Başta mobbingsiz çalışmaktı amacım dedim ama ben bu bölümde ağlatılan asistan da gördüm hoca da gördüm. Yani o denli profesyonel mobbingler ki keşke cerrahi bölümde olsam da hoca bari küfür etseydi aşağılasaydı en azından bana şunu yaptı diye söyleyebilirdim diyor insan. Tabiki temel bilim sonuçta, iş yükü de mobbingi de başka tıp bölümlerinden çok daha düşüktür illaki ama böyle bi durum da var malesef.

Genel olarak ilk bakışta bunlar geldi aklıma, sizin aklınıza takılan, bölümle ilgili merak ettiğiniz her şeyi sorabilirsiniz yine. İyi çalışmalar herkese :blush:
Hocam uzun uzun yazmışsınız, elinize sağlık çok teşekkürler. Benzer sebepler söyleyerek istifa edip tekrar tusa hazırlanan ve başka yere giden arkadaşım olmuştu, hem de dereceyle kazandığı yerden. O zaman çok garip gelmişti ama şu an biraz anladım sanırım nedenini, beklentilerle ilgili değişmekle beraber uzaktan cennet gibi görünen bi bölüm çünkü(maaşı saymazsak). Yine de meslektaşlarımızın köle gibi çalışarak, ne girdikleri riskin karşılığını aldıkları, ne de aldıkları eğitimin sonucunu gördükleri bi alanda nispeten iyi malesef, insanlar artık maaşı bile umursamadıkları için puanlar yükseliyor devamlı.
Peki bitirince devlet hastaneleri dışında çalışma imkanlarınız neler acaba? Yani özel hastaneler var evet, ama onun dışında ne olabilir sizce kariyer anlamında?

REYOO
Kayıtlı Üye
Kayıtlı Üye
Mesajlar: 12
Kayıt: Sal Ağu 14, 2018 6:16 pm
Reputation: 3

Mesaj gönderen REYOO » Cmt Oca 15, 2022 8:59 pm

Tecrübenizi bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederiz. TUS'u tekrar düşündüğünüzü söylediniz. Biyokimya'yı görmüş bir hekim olarak TUS'ta şu an düşündüğünüz bölümler neler ?

Kullanıcı avatarı
Dsldsld
VIP
VIP
Mesajlar: 170
Kayıt: Pzt Tem 30, 2018 2:46 pm
Reputation: 713

Mesaj gönderen Dsldsld » Pzr Oca 16, 2022 12:18 am

Siz de sağ olun arkadaşlar. Nükleer tıp ya da radyasyon onkolojisini düşünüyorum. Açıkçası tıbbi genetik de çok iyi bi alan ama genetikle ilgili şeylere sanki kafam basmıyor gibi geliyor her şey çok yeni keşfedildiğinden aklımda canlandırmada zorlandığım bi alan. Bunun haricinde bi temel bölümden istifa edip başka bi temel bölüme geçmenin de bi anlamı yok bence, genel gördüğüm bütün temeller aynıdır genel olarak. Hatta anatominin filan dhy atamaları çok daha kat kat iyi. Tabi sırf dhy'ye göre de bölüm seçilmez o ayrı.

Bi de şeyi demeyi unutmuşum biyokimyanın 3 derneği var. Bu biraz kötü çünkü bi etkinlik olunca 3 parçaya bölünüyor insan bi de aralarında biraz çatışma var.
Türk biyokimya derneği: En geniş kapsamlısı bu ama hem doktorları hem tıp dışıları kabul ediyor ve kongrelerinde karasinekti koyundu öyle şeylerden bile bahsettikleri oluyormuş mesela eskiden. Şimdi biraz daha yakınlaşmışlar sanırım bize konu seçimi olarak ama yine de tıbbi biyokimyadan uzak kimya üzerine daha temel şeyler sıklıkla anlatılıyor halen.
Türk klinik biyokimya derneği: Bu dernek sadece doktorlardan oluşuyor ve tıbbi biyokimyada doktor hakimiyetini savunuyor. Herkesin yeri ve görevi farklıdır, tıbbi biyokimya bir tıbbi bilimdir ve doktorlarındır diyor.
Klinik biyokimya uzmanları derneği: Bu dernek ikisinin ortasında, biraz daha ılımlı, sanırım yine sadece doktorlar.

Başka bölümlerde kongreler eğitimler vs olunca bir sürü sponsor bulunabildiğinden rahatlıkla yurtdışı olsun yurtiçi olsun herhangi bi çalışmanız olmasa da gidebiliyorsunuz ama biyokimyada sponsor olayı daha zor ve bi çalışma yapıp poster ya da vaka ya da makale filan onu bildiri olarak gönderip o şekil ancak gidebiliyorsunuz öyle bi şartı var mesela. Başka diğer sponsoru çok olanlar da yine genellikle bi bildiri yapıp gidiyorlar ama bildiri şartı olmaması da rahatlık açıkçası.
Özelde çalışma imkanı biraz çevrenize irtibatlarınıza da bağlı ama var. Hatta belki nükleer tıptan daha iyi midir mesela tam bilmiyorum onu. Çeşitli ünlü laboratuvarlarda ya da özel hastanelerde mecburinizi yapıp deneyimlendikten sonra özellikle çalışabilirsiniz. Bazı uzmansız laboratuvarlar da varmış devlette sanırım bi şekilde döndürülen ama çıkan en basit bir test sonucunun bile doğruluğuna çoğu doktor güvenemiyor öyle laboratuvarlarda yani biyokimyacının olması ve kalite kontrol yapması cihazları denetlemesi şart o yüzden o konuda sıkıntı olmaz diye düşünüyorum.

Kuaterner
VIP
VIP
Mesajlar: 171
Kayıt: Pzt May 08, 2017 11:51 pm
Reputation: 154

Mesaj gönderen Kuaterner » Pzr Oca 16, 2022 2:13 am

Sağolun hocam, çok gerekli bir yazıydı, elinize sağlık.

bluecat
Kayıtlı Üye
Kayıtlı Üye
Mesajlar: 16
Kayıt: Prş Eki 05, 2017 7:39 pm
Reputation: 9

Mesaj gönderen bluecat » Pzr Oca 16, 2022 4:42 pm

Çok teşekkürler hocam cevabınız için. Peki temellerin yurtdışı fonksiyonu nasıl acaba, bilginiz var mı? Yurtdışında da md lisansı sonrası biyokimyada mı uzmanlaşılıyor, yoksa yurtdışında tıpdışı branşlar mı hakim? Statümüz/denkliğimiz ya da çalışma imkanlarımız neler? Çok soru sordum ama biyokimya biraz yabancı bi alan, diğer branşları az çok görüyor/duyuyoruz ama kendi adıma bilgim yok. Bulmuşken sormak istedim, emekleriniz için teşekkürler hocam.

Kullanıcı avatarı
Dsldsld
VIP
VIP
Mesajlar: 170
Kayıt: Pzt Tem 30, 2018 2:46 pm
Reputation: 713

Mesaj gönderen Dsldsld » Pzr Oca 16, 2022 8:32 pm

Estağfurullah hocam sorun bolca. Yurtdışı işi karışık biraz ben de net bilmiyorum ama yurtdışında bizim merkez laboratuvar dediğimiz laboratuvarlar klinik patoloji laboratuvarı diye geçiyor, ondan sonra biyokimya üzerine yoğunlaşabiliyorsunuz diye biliyorum. Tıpçı olup da yurtdışına biyokimyayla gidebilirsiniz ama işte kimyacılar harıl harıl çalışmadır yayındır yaparken biz biraz pasif kalıyoruz bence ama biraz da kişisel bi şey aslında bu. Kimi genetikte filan doktora yapmaya da çıkabiliyor yurtdışına ya da biyokimya doktorasına da çıkanlar var. Yine uzmanlık sonrası bu dediklerim tabi. Net bi cevap veremiyorum bu soruya hocam kusura bakmayın

bluecat
Kayıtlı Üye
Kayıtlı Üye
Mesajlar: 16
Kayıt: Prş Eki 05, 2017 7:39 pm
Reputation: 9

Mesaj gönderen bluecat » Prş Nis 14, 2022 6:26 pm

Cevabınız için çok teşekkürler hocam. Umarım istediğiniz gibi mutlu olacağınız bir bölüme yerleşirsiniz 🙏🏻

Cevapla

“Köşe Yazıları” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir